>Adobe LiveCycle sunucu yedekleme

>Yedekleme işlemlerini aşağıdaki gibi gerçekleştirebilirsiniz:

Adminui’dan backup setting’e girip “Operate in safe backup mode”” seçeneğini işaretleyin. (Settings > Core System Settings > Backup Settings) Böylece serverın backup alınabilir halde çalışmasını sağlayacaksınız.

Bundan sonra GDS (Global document storage directory), CSR (Content Storage Root) ve database backupları alınması gerekiyor.

Database backup konusunda gerekli bilgilere yukarıdaki ekranda sol üstdeki help butonu ile ulaşabilirsiniz.

GDS burada: [appserver root]/server/[server]/svcnative/DocumentStorage à C:AdobeAdobe LiveCycle ES2jbossserverlc_turnkeysvcnativeDocumentStorage

CSR burada: LiveCycleES2 root/lccs_data à C:AdobeAdobe LiveCycle ES2lccs_data

ile etiketlendi | Yorum bırakın

>Adobe’nin yalnızca Photoshop filan sattığını sananlardan mısın?

>

Hiç düşündünüz mü? Adobe yalnızca Photoshop filan satarak nasıl oluyor da dünyanın en büyük yazılım şirketlerinden biri olabiliyor? Sonuçta, kaç tane animatör veya tasarımcı var ki dünyada? Bu mantıklı sorunun yanıtı basittir; Photoshop ve Flash, buz dağının yalnızca görünen kısmıdır.

Gelin Adobe’yi biraz tanıyalım…

Adobe her ne kadar creative ürünleriyle bilinse de aslında büyük kurumlara yönelik çok farklı alanlarda kurumsal ürünleri mevcuttur. Bunlardan en yaygın olanları; tam bir iş uygulaması olan LiveCycle (PDF) ve Türkiye’de 50′den fazla kullanıcısı olan web konferans sanal sınıf yazılımı Connect‘tir. Bu iki yazılım hakkında ender Türkçe bilgiyi http://blog.vukuf.com adresinde bulabilirsiniz.

İlgili yazılar:

Dünyanın, e-formlar için PDF’i seçmesinin 10 nedeni

Adobe LiveCycle kullanarak dijital imzalı ve barkodlu tam bir e-fatura sistemi kurmak
Adobe LiveCycle ve SAP
Adobe LiveCycle ve Microsoft SharePoint
Adobe LiveCycle Process Management’ın özellikleri neler ve SAP ile entegrasyon

ile etiketlendi | Yorum bırakın

>LiveCycle Form Guide örneği

>

ile etiketlendi | Yorum bırakın

>Dünyanın, e-formlar için PDF’i seçmesinin 10 nedeni

>

Yaptığım 3 yıllık araştırma, onlarca sunum ve projeden sonra artık ülkem insanına güzelim PDF’i anlatmanın bir görev olduğuna karar verdim. Ülkemizde PDF (Portable Document Format) çoğunlukla e-kitap olarak bilinir. Bir siteye girer, ücretsiz (!) kitapları tıpkı bir Word gibi bilgisayarımıza kaydeder, belki bir arkadaşımıza gönderir, vakit buldukça okur, belki yazdırır en nihayetinde sileriz. Bir yaşam döngüsü olarak baktığımızda PDF, hemen her açıdan tam bir e-kitap canavarıdır. Bu yüzden olsa gerek, ülkemizde PDF’ler sadece e-kitap yönüyle bilinir. Fakat, dünyada PDF’in farklı bir kullanım alanı daha vardır ki PDF’i asıl rakipsiz kılan özellikleri ve avantajları orada ortaya çıkar: formlar. İşte bu yazımda bir form teknolojisi olarak Adobe PDF’in avantajlarına değineceğim. Burada form derken kastımız, kullanıcısına ister web üzerinden indirtilen, ister e-posta yolu ile gönderilen isterse yazdırılan formlardır.

Dünyada formlar için PDF çok yaygın olarak kullanılmasına rağmen, ülkemizde geçelim e-form olarak kullanmayı, klasik metinden oluşan dökümanlar için bile ISO standardı olmayan ve ücretli okuyucuyu şart koşan biçimler kullanılıyor: Microsoft Office Word, Excel, Powerpoint… gibi. Bu durum maalesef ülkemizdeki Microsoft hegemonyasından ve tekelinden kaynaklanıyor ki bu konuyu başka bir yazıya havale ederek asıl konuya giriyorum…

İşte Adobe PDF’in özellikleri ve avantajları:

1) Çevrimdışı (ing: offline) çalışabilir. Yani kullanıcı PDF olarak hazırlanmış bir formu bilgisayarına indirdikten sonra interneti olmasa da bu formu açıp kullanabilir, doldurmaya devam edebilir, formu doldurması için gereken açıklamaları hatta varsa resim veya ek dökümanları okuyabilir. Üstelik formda canlı barkod bile olabilir. Web formlarında ise bunların hepsi yalnızca internet varken yapılabilir. Kullanıcı işini o anda tek seferde halletmek zorundadır ki doldurması çok uzun süren sınav başvuru belgesi ve kredi başvuru formu gibi formlarda bu durum kullanıcıya ciddi zorluk çıkarmaktadır. Çünkü mevcut web form teknolojik altyapısı kullanıcının ya üye olmasını yada işini hemen tek seferde halletmesini beklemektedir.
2) Esnek ve prestijli bir yatırımdır. Az sayıda insanın değil binlerce hatta milyonlarca insanın veri göndereceği form uygulamalarında formun hangi teknolojiyi kullandığı çok önemlidir. Örneğin, resmi yönü de olan dijital formlarda ıslak imzanın da çoğu zaman zorunlu olduğu hesaba katılırsa bu formun barkod desteğinin de olması gerekir ki kuruma ulaşan formdaki veriler insan müdahelesi olmadan otomasyonla kurum veritabanına aktarılabilsin. Hatta e-imza özelliği olmalıdır ki adliye işlemleri daha hızlı yürüyebilsin. İşte bilgi güvenliği (DRM), e-imza, barkod… gibi modern teknolojinin artık zorunlu koştuğu ihtiyaçların hepsi için Adobe PDF yeterlidir.  

3) Hızlıca veri toplanabilir. Eğer kısa zamanda bazı verilerin dijital ortama aktarılması gerekiyorsa ama bunun için bir veritabanı veya kodlama zamanı veya kaynağı yoksa bu noktada PDF biçilmiş kaftandır. Zira PDF, doldurulan verileri .pdf uzantılı binary dosyanın içerisinde XML hiyerarşisinde tuttuğundan, form kaydedildiği anda istifli bir şekilde dijital ortama aktarılmıştır bile. Veritabanı bilahare hazırlandıktan sonra bu formlar Adobe LiveCycle uygulama sunucusuna toplu halde verilecek veritabanına aktarılabilir. Üstelik; formun kullanıcı tarafından geçici olarak kaydedilmesi, formla gelen başvurunun kurum içerisinde ast-üst onaylarından geçmesi gibi süreçlerde PDF formu veritabanına ihtiyaç duymaz. Yalnızca başvurunun onaylandığı son aşamada veritabanına ihtiyaç duyduğundan veritabanı sistemlerinin üzerinde yük oluşturmazlar.

4) Uzun vadeli bir ISO standardıdır. PDF uzun yıllardır ISO PDF adıyla bir ISO standardı olduğundan, kurumlar eğer verilerini PDF olarak tutuyorlarsa denetlermelerden kolayca ve sorunsuzca geçerler. Bu sandart sayesinde, uzun yıllar sonra bile (örn 100 yıl) bu dökümanları açabilirsiniz. Bunun en bariz örneği, PDF’in ilk çıktığı zamanlarda oluşturulmuş bir PDF dosyasını bugün bile çift tıklayarak açabiliyoruz. Diğer teknolojilerde ise en çok birkaç yıl sonra dökümanlar eskiyip geçerliliğini yitirmekte ve yeni sürümler onu açamamaktadırlar.




5) Platform bağımsızdır ve ücretsiz kullanılabilir. PDF olarak hazırlanmış bir form bir exe masaüstü uygulaması gibi Windows’a bağımlı değildir. Form istenilen zamanda herhangi bir işletim sisteminde (Mac, Linux, Windows…) açılıp doldurulabilir bu veriler web servis ile hatta doğrudan veritabanı bağlantısı ile kurum sistemine ulaşabilir (ODBC vb). Benzer şekilde, PDF olarak hazırlandığı için kullanıcılar bu dökümanı veya formu açıp okumak veya doldurmak için Microsoft Office’in aksine hiçbir şekilde paralı bir okuyucu satın alıp kurmak zorunda değillerdir. Kullanıcıya hiçbir ek yazılım aldırtmayan ve istediği işletim sistemini kullanma özgürlüğü sunan PDF, son kullanıcı, müşteri veya vatandaş için en insaflı teknolojidir. Platform bağımsızluk konusunda son bir konu; PDF formları ve dökümanları dünyadaki hemen tüm modern cep telefonlarında okunabilir. 

6) E-posta eki olarak atılabilir. Günümüzde herkesin bir e-posta adresi olduğunu ve kullanıcılarımza çoğunlukla e-posta ile ulaştığımızı hesaba katarsak onları portalimize veya internet şubemize giriş yapmaya zorlamadan basit bir e-posta ekiyle bilgi talep edebiliriz. Üstelik, kişilere gönderilen bu formların içerisindeki gizli okunamaz özel hanelere sakladığımız müşteri numarası gibi ayırt edici özel bilgiler sayesinde formu hangi kullanıcının doldurduğunu basitçe anlayabiliyor ve onları Gelen Kutusu’ndan koparmadan işlerini halletmelerini sağlıyoruz. Tıpkı diğer Adobe ürünlerinde olduğu gibi PDF’te de birincil muhatabın kullanıcı olduğu hesaba katılarak ve hep onun konforu düşünülmüştür. 

7) Mizanpaj hazırlamak kolaydır, heryerde aynı görünür ve çalışır: Klasik CSS ve Javascript ile hazırlanmış web formların aksine PDF formlar istisnasız her bilgisayarda piksel-piksel aynı şekilde görünür, mizanpajını korur (ing: layout) veri geçerlilik denetimi gibi kodlar sorunsuz şekilde çalışır. Web formlarını hazırlarken yaptığımız gibi türlü türlü tarayıcılarda sınayıp doğru çalışıyor mu kontrol etmeye gerek yoktur. Çünkü, PDF’ler Adobe Reader isimli ortak ve tek bir istemci yazılımda açıldığından ve ortada söz konusu bir sürü tarayıcı değil yalnızca bir tek yazılım (Adobe Reader) olduğundan bir bilgisayardaki Adobe Reader’da sorunsuz çalışan form diğer bilgisayarlarda da kesinlikle aynı şekilde ve sorunsuz çalışır. Üstelik Adobe Reader yazılımı ücretsiz olduğundan ve dünyada internete bağlı bilgisayarların %98′inde kurulu durumda olduğundan, insanların PDF’i açıp doldurmak için ek herhangi bir yazılım indirip kurmalarına gerek yoktur (Office’in aksine). Kalan %2′lik dilimde ise üçüncü parti başka şirketlerin okuyucu yazılımlarının olduğuna emin olabiliriz. Örneğin Mac’te Preview isimli yazılım.
8) Adobe’ye bağımlı değilsiniz. PDF’in teknolojik ayrıntıları XML ile ayrıntılı olarak dünyaya ilan edildiğinden bir ISO standardı olabilmiştir. Bu iki sebepten yani XML ve ISO unsurundan dolayı dünyada PDF üzerinde teknoloji geliştiren binlerce farklı şirket daha vardır. Bunun anlamı, birgün Adobe dükkanı kapatıp kepenkleri indirse bile piyasada var olan ve var olacak üçüncü parti birçok yazılım şirketi ile işinizi halledebileceksiniz.

9) Yazdırma özellikleri mükemmeldir. Yine klasik sıradan web formların aksine PDF’te hazırlanan her form daha baştan yazıcı için uygun olarak şekillenmektedir. Zira, PDF formları hazırlamak için kullanılan Adobe LiveCycle Designer ismindeki Acrobat ile birlikte kurulu gelen yazılım, biz formu daha ilk tasarlarken yazıcı unsurlarını da hesaba katarak bizi bilgilendirip yönlendirmeye başlar.

Ve bu yazılımın sunduğu özellikler sayesinde web formlarında bir hayal olan, ilk sayfa yatay yazdırılsın sonraki sayfalar dikey yazdırılsın, tablo başlıkları her sayfada görünsün, bir metin kutusuna görünen alandan fazla bilgi girilemesin, kaydırma çucukları çıkmasın, kimlik numaraso 11 haneli olsun gibi işlemleri yapmak PDF ile çok kolaydır. Dediğimiz gibi, PDF ilk olarak bir e-kitap teknolojisi olarak başladığından, PDF ile yola çıktıysanız yazıcı sizin için hiçbir zaman sorun olmayacaktır. Zira, PDF arkasında PostScript teknolojisini ihtiva eder.

10) İçine döküman, dosya, video vb gömülebilir. Bu özellik, başka hiçbir döküman/form teknolojisinde yoktur; dökümanın yada formun yanına dosya eklemek. Adobe tarafından Portfolyo olarak tabir edilen bu özellik sayesinde kullanıcılarımıza örneğin bir iş başvuru formu gönderirken beraberinde kurumumuzun tanıtım videosunu, İK politikalarını, sözleşme örneğini vs gönderebilir. Üstelik, ister video olsun ister kocaman bir form, insanların bunları açıp okuması ve kullanması için bilgisayarına ek hiçbir yazılım kurmasına gerek yoktur. Adobe Reader bu işlerin hepsi için kullanıcımıza yeter. Hatta, kullanıcılarımıza üç boyutlu bir Autocad tasarımı gönderdiğimizde bu tasarımı evirip çevirip inceleyebilmesi için bilgisayarında Autocad bile kurulu olmasına gerek yoktur. Zira, dünyadaki hemen her dosya biçimi PDF’e dönüştürülebilmektedir. Bu ise, kurum içerisinde hangi dosya biçimi ile çalışıyorsanız çalışın (.psd, .swf, .cad, .xlsx) ister portfolyo olarak isterseniz tek parça döküman olarak bunu iç veya dış alıcı kullanıcılara ileterek sorunsuz ve garantili şekilde kullanabilmelerini sağlayabilirsiniz.

PDF hakkında daha ayrıntılı bilgi için blogun LiveCycle/PDF bölümünü ziyaret edebilirsiniz.

Adobe LiveCycle kullanarak dijital imzalı ve barkodlu tam bir e-fatura sistemi kurmak
Adobe LiveCycle ve SAP
Adobe LiveCycle ve Microsoft SharePoint
Adobe LiveCycle Process Management’ın özellikleri neler ve SAP ile entegrasyon

ile etiketlendi | Yorum bırakın

>Birden fazla web servisten veri alıp tek bir PDF’te birleştirmek

>

Adobe LiveCycle’da aşağıdaki gibi iki farklı web servis kullanan örnek bir süreç (“process”) yaptık.  Tanımlanan değişkenler şöyle:

wsresponse (xml): Birinci webservisten gelen değer
wsresponse2 (xml): İkinci webservisten gelen değer
TotalXml (xml): Birinci ve ikinci webservisten gelen değerlerin toplandığı değişken
TotalDoc (document): renderPDFForm servisi datayı document tipinde kabul ettiğinden TotalXML değerinin atanacağı değişken

Yapılan atamalar aşağıdaki gibi; Webservislerden gelen değerleri TotalXml değişkenine set ediyorum. Sonrada TotalXml değişkenini TotalDoc değişkenine set edip renderPDFForm servisinde kullanılabilir hale getiriyorum. Ekte hazırladığım prosesin LCA dosyası var. Proseste aynı webservisi 2 kere kullandım. (Sizinkilere erişemediğim için böyle yapmak durumunda kaldım. Aynı sorunu siz de bizim web servise erişmekte yaşayabilirsiniz. Zaten önemli olan çalıştığını görmek değil mantığı kavramak. Bu arada bende sorunsuz çalışıyor.)

Değişken ayarlama yani XML’i birleştirme ayarı (setValue):

Bu süreç iki sayfalı bir PDF oluşturur. Her sayfada aynı içeriği fakrlı web servislerden alır.

Yazan: Murat Kuru

ile etiketlendi | Yorum bırakın

>Apple’ın Adobe ile alıp veremediği nedir?

>

Öteden beri bilirdik ki, Adobe ile Apple birbirlerini severler. Oysa, son zamanlardaki gelişmeler ve gerginlikler bu durumun böyle olmadığını yada artık değiştiğini gösterdi. Peki nedir Adobe ile Apple arasındaki sorun? Nedir Apple’ın Adobe ile alıp veremediği? Gelin, son zamanlarda hakkında çok yazılıp çizilen bu konuyu farklı yönleriyle ele alalım…

Tüm bu olayların nedenini anlamak için öncelikle bu iki şirketin birbirine benzerliğini ve bu iki şirketin diğer şirketlerden farkını anlamak lazım. Şöyle ki; piyasadaki diğer yazılım şirketleri, yazılımcı ağırlıklı ve az sayıda tasarımcı içeren şirketlerdir. Görsellikten ziyade mekaniğe önem veren, 1/0 mantığıyla iş yapan şirketlerdir; SAP, Oracle ve Microsoft’u düşünün. Fakat Adobe ve Apple böyle değildir. Bu iki şirket, bünyesinde yıllardır çok ciddi sayıda tasarımcı barındırırlar, hatta Adobe için, tasarımcıların yönettiği bir yazılım şirketi bile denir. Bu iki şirketin ürettikleri yazılım ve çözümler diğer şirketlerin aksine estetik, arayüz ve görsellik anlamında son derece zengindirler. Günümüzün artık zengin internet uygulamaları devri olduğunu hesaba katarsak, bu iki şirketin yollarının neden bu kadar kesiştiği daha net ortaya çıkar. Örneğin; günümüz interneti artık videosuz olamaz. Video konusunda ise Adobe’nin Flash ve FLV’si rakipsiz öndedir. Fakat Apple’ın da QuickTime’ı vardır ki video konusunda yıllardır var olan bir vakıadır. Benze şekilde video hazırlama, Hollywood ihtiyaçları (Avatar’ı hatırlayın) konusunda bu iki şirketin birbirine rakip ciddi ürünleri var. Özetle, günümüz tüketicilerinin beklentilerini karşılamaya en yakın şirketler Adobe ve Apple’dır. Dolayısıyla, artık tüketici beklentilerinin çok arttığı böyle bir dönemde bu iki şirketin yollarının çakışması normaldir.

Şimdi söyleyeceklerimde her ne kadar tarafsız olabileceğim tartışılır ama ben çözümsüzlük odağının hep Apple olduğunu düşünüyorum. Örneğin, diğer birçok cep telefonu şirketi aksini yaparken Apple’ın tüketiciler aleyhine de olsa Flash Player’ı engellemesi çok büyük bir talihsizliktir ve Apple’ın tüketici memnuniyetinden çok kendi çıkarlarını önemsediğinin en bariz göstergesi ve kanıtıdır. Her fırsatta Adobe’ye ve faaliyetlerine sataşması da cabası. Burada avukatlık yapmış gibi olacağım belki ama bu konuyu yakinen takip eden biri olarak söylüyorum ki Adobe’nin hiçbir şirketle bir sorunu yoktur. Hatta diğer tüm şirketlerle sorunu olan şirketler bile Adobe ile mutlaka iyi ilişkiler içerisindedirler. Örneğin, haberleri takip ettiğimizde görürüz ki Google Microsoft ile anlaşamadığı için onun ürünlerini kullanmaz, diğeri Google ile anlaşmadığı için onun yazılımlarını kullanmaz, üst kademeden biri diğerinin yazılımını kursa dergilere kapak olur vs. Fakat bu üst kademe insanların bile bilgisayarlarında istisnasız Adobe Flash Player ve Adobe Reader kuruludur, şaşmaz. Ve dikkatinizi çekiyorum yıllardır olduğu gibi Adobe resmi sunumcuları ve mühendisleri hâlâ eskiden olduğu gibi Apple işletim sistemi, bilgisayar ve ürünlerini kullanmaya devam etmektedirler, bir garezleri yoktur. Adobe’nin diğer farklı bir yönü, hiçbir zaman sektördeki diğer büyük şirketlerin ürünlerinin kopya veya muadillerini yapmaya çalışmaz. Örneğin, her büyüyen şirketin denediği gibi hiçbir zaman bir işletim sistemi yapmaya çalışmadı veya en basidinden bir tarayıcı bile çıkarmadı, denemedi. Adobe, sektördeki kavgalı alanlardaki boşlukları doldurur. Örneğin, bir türlü bir standarda oturmayan hareketli reklam alanında GIF’in yetmeyeceğini görür ve Flash’ı çıkarır. Benzer şekilde, dünyada herkes parayla dosya biçimi satarken (Microsoft Word’ü düşünün) Adobe döküman standardını ücretsiz getirdi: Adobe PDF. Benzer şekilde, internet videosu konusunda FLV’nin rakipsizliğini ve artık standar oluşunu ve serüvenini anlatmaya gerek bile görmüyorum zaten.

Velhasıl, günümüz tüketici ihtiyaçları Apple’ı büyüttüğü gibi, diğer ekosistemleri tanımayan bir iş yapma biçimi olan Apple ile standartları belirleyen Adobe’yi daha çok farklı alanlarda karşı karşıya getirecektir. Gelecek Apple+Microsoft = Adobe+Google paktına gebedir.

ile etiketlendi | Yorum bırakın

>LiveCycle Designer’da tabloda tekrarlanan veri göstermek

>

PDF’teki bir tabloda tekrarlanan veri göstermek için aşağıdaki ayarların yapılması gerekmektedir.

Verinin tablonun içine doldurulması için;

1. Tekrar etmesi istenen satır (Row1) seçildikten sonra binding kısmında “repeat row for each data item” seçeneği işaretlenmeli

2. Formun içinde bulunduğu subform (aşağıdaki örnek için sayfa1) “flowed” tipinde olmalı. Subform seçildikten sonra content flowed olarak seçilmeli.

Gelen xml data ile formun hiyerarşik yapısı birbiri ile uyumlu olmalı. Örn:

Sonuçta tabloları doldurduğumuzda tıpkı HTML’de olduğu gibi şu şekilde dolu tablolarımız olur:

Bu arada, bu şekilde tabloları Binding ile doldurabileceğimiz gibi, Javascript yazarak da doldurabiliriz. Kullanacağımız komut şuna benzer olur:

Row1.instanceManager.addInstance(1);

Başka bir kaynak: http://help.adobe.com/en_US/livecycle/9.0/designerHelp/000201.html

ile etiketlendi | Yorum bırakın

>Adobe’nin zenginleştirme misyonu

>SAP ve Oracle gibi birçok iş uygulaması, mevcut teknolojilerini yenileyip “zengin” internet uygulaması yapmaya çalışırken Adobe tam tersini yapmaya çalışıyor. Zengin çözümlerini iş dünyasının kullanımına uygun hale getirmeye çalışıyor. İşte bazı örnekler:

Flash –> Flex

Zengin web reklamları ve hareketli siteler hazırlamak için kullanılan Flash’ın  gün gelip de iş uygulamaları hazırlamak için de kullanılacağını kim hayal edebilirdi ki? Flex sayesinde çok kısa sürede zengin internet uygulamaları hazırlanabiliyor.

Flash Media Server –> LiveCycle Data Services

İnternette canlı yayın ve görüntülü konuşma deyince ilk akla gelen teknoloji Flash Media Server’dır. İş dünyası ekrana yeni bilgileri anında getiren canlı görüntü aktarımı özelliğine “push” adını verdi ve Flash Media Server’ı kullanan LiveCycle Data Services’ı pek beğendi, özellikle Java dünyası.

Sırf Adobe’nin bu zenginlik yönünden doalyı SAP ile Adobe sıkı ortaklıklar yapmaya başladılar. Bu ortaklıkta temel amaç amiyane tabirle, köhne, kara kuru olan SAP yazılımlarının zenginleşmesidir. Bu ortaklığin ilk sonuçlarını SAP dünyası yakından görüyor ve ağızları açık takip ediyor, onlar biliyorlar.

ile etiketlendi | Yorum bırakın

>Adobe’nin görüntülü web konferans yazılımı Connect’te sanal odada ses ayarı

>

Adobe’nin görüntülü ve sesli web konferans yazılımı Connect ile ilgili olarak yaşanan sıkıntılar genellikle ya kamera yada mikrofonla ilgilidir. Aşağıda, Connect sanal odasındayken kullanıcılar ses ve kamera ayarlarını nasıl yapabilirler diye bir video görebilirsiniz. Aynı zamanda ZIP dosyası olarak bunu indirip sanal odaya koyabilirsiniz. Böylece, kullanıcılar konferansa başlamadan önce bu videoyu izleyip ayarlarını yaparlar ki konferans esnasında sıkıntı çıkmasın.

İndir

Kaynak: halac.net


Konuyla ilgili diğer yazılar:
Adobe Connect nedir? 

X kamerası Adobe Connect için uygun mu?





Connect sanal odaya daha fazla kişi giremediğinde

Adobe Connect Pro teknik bakış

ile etiketlendi | Yorum bırakın

>Adobe’nin görüntülü web konferans yazılımı Connect hakkında merak edilen bazı konular

>

Adobe’nin görüntülü ve sesli web konferans yazılımı Connect hakkında merak edilen bazı konular;

- Konferans ne kalitede görüntü ve stream desteklemektedir?


Webcam görüntülerinde Portre görünümü 120 x 120, Standart: 140 x 104, Landscape: 160 x 88 çözünürlükleri desteklemektedir. En iyi sonuç için, webcam’in en az 2MP’lik optik çözünürlüğe sahip olması tavsiye edilir. VoIP ses, en fazla 22 kbps’lik stream halinde iletilmektedir; daha yüksek kaliteli ses için toplantı odası bazında Speex codec’i kullanılabilir. Ekran paylaşımı, içerik tipine bağlı olarak 50-400 kbps’lik stream üretir; ekran paylaşımı maksimum 1 Mbps’lik stream trafiği üretebilir.

- Sistemde ses hizmetleri nasıl entegre edilmiştir?


Sistemde bilgisayara bağlı hoparlör ve mikrofonu kullanan VOIP kullanılmaktadır. Sunucu üzerinde etkinleştirilmesi durumunda, SIP entegrasyonu mümkündür. Konferans telefon numarasını arayan ve belirlenen kodu giren kullanıcılar, Connect toplantı odasına telefonla da katılabilir.

- Video Konferans sistemi üzerinden direkt VOIP desteklenir mi?


Evet desteklenmektedir.

- Sistem mobil hizmetler üzerinden kullanılabilir mi veya desteklenir mi?
IPhone, Connect Pro Mobile for iPhone uygulamasıyla desteklenmektedir. Uygulama, iTunes store’dan ücretsiz olarak indirilebilmektedir. Mobil kullanıcı, toplantı odasındaki sunumu ve webcam görüntülerini izleyebilmekte, metin tabanlı chat kullanabilmekte ve telekonferans numarası tanımlandıysa bu numarayı arayarak sesli görüşmeye katılabilmektedir.

- Sistem hem planlanmış, hem de adhoc toplantılara müsade eder mi?


Evet. Sistem web arayüzü üzerinden planlanmış toplantı oluşturulmasını sağlamaktadır. Adhoc toplantılar için, bir Outlook eklentisi sağlanmaktadır. Kullanıcı, kendi toplantı odasını gerçek bir toplantı odası gibi kullanarak toplantı organizasyonu yaparak katılımcıları Outlook’tan çıkmadan davet edebilmektedir. Toplantı sahibi, toplantı odasındayken Katılımcıları Davet et seçeneğini kullanarak, toplantı adresini içeren bir e-posta mesajını otomatik olarak üreterek davet etmek istediği kullanıcılara gönderebilmektedir.

Kaynak: halac.net


Konuyla ilgili diğer yazılar:
Adobe Connect nedir? 

X kamerası Adobe Connect için uygun mu?





Connect sanal odaya daha fazla kişi giremediğinde

Adobe Connect Pro teknik bakış

ile etiketlendi | Yorum bırakın