Şu sıralar okumakta olduğum bir kitapta şöyle diyor yazar:
Bana, teknolojinin geleceğiyle ilgili olarak öngörülerimi soruyorlar. Onlara diyorum ki; hangi öngörünün isabetli olduğunu söylemeyemem. Ama emin olduğum birşey varsa, sıradaki yeni icat hiçbirimizin aklına gelmeyen birşey olacaktır ve ansızın ortaya çıkacaktır.
Karşılaştığım bir videoyu izledikten sonra kesinlikle doğru bir düşünce olduğunu düşündüm. Paylaşmak istiyorum:
http://www.ted.com/talks/pattie_maes_demos_the_sixth_sense.html
İnternette her gün yeni bir şirket ortaya çıkıyor. Bunların bir kısmı yıllardır ticari hayatta var olan itibarlı şirketler. Maalesef önemli bir kısmı ise geçici şirketler. Şu anki durumda, hangi şirketin muteber olduğunu nasıl anlayacağız? Ticari hayatta birçok tanıdığımız olsa onlara danışıp hakkında bilgi öğrenebiliriz. Fakat hepimizin böyle bir imkanı yok. İşte böyle bir ızdırabı olan bir şirket, rakiplerinin arasından sıyrılmak, uzun yıllardır bu sektörde olduğunu kanıtlamak için ilginç bir yönteme başvurmuş. Demiş ki; "internet sitemizin geçmişine bakın, sitemizle biz 2001 yılından beri bu sektörde varız" Buradaki soru şu; sitenin kaç yılından beri yayında olduğunu, bir şirketin kaç yılından beri internette gerçekten var olduğunu nasıl anlayabileceğiz? Bu işi dolaylı olarak yapan internet siteleri var. Yani, interneti takip edip, hangi şirket ne zaman site açmış, site kaç yılından beri var, eskiden sitesinde neler vardı şimdi şimdi neler var gösteriyorlar. Bunlardan en meşhuru; Arhieve.org 'tur. Arhieve.org 'a girip herhangi bir sitenin geçmişini tarattığınızda size inanılmaz bir arşiv sunar. İşte az önce bahsettiğimiz, rakiplerinin arasından sıyrılmak isteyen şirket şunu demiş; Archieve.org 'a girin. Sitemizin geçimini inceleyin. Sitemizin 2001 yılından bu yana hizmette olduğunu göreceksiniz diyor. İşte kullandıkları ifadeler:
RoseHosting.com :
We were the first and only web hosting company in the world to offer commercial Linux virtual servers back in 2001. To verify this claim please check the archive.org archives here. Check our competitors at archive.org and see that they either did not exist or were only offering shared hosting services at that time.
Nasıl? Bir şirketin yeni bir şirket olup olmadığını anlamanın çok ilginç bir yolu değil mi?
Bu arada, Archieve.org sitesini yıllar önce ilk gördüğümde, kendi geliştirdiğim eski internet sitelerinin eski hallerini inceleyince çok ilginç duygulara kapılmıştım.
"Wikipedia" deyince çoğumuzun içinde bir saygı oluşur. Bunun arkasındaki şey, Wikipedia'daki tarafsız bilgilerdir. Peki hiç düşündünüz mü bu kadar geniş bilginin kaynağı neresi? Kim yazıyor bu kadar yazıyı? İşte bu yazımızın konusu bu.
Öncelikle tarafsızlık konusuna değinelim... Bir kaynağın tarafsız olup olmadığını anlamak için bir yöntem vardır. "Telefon nedir" gibi su götürmez bir konu hakkında değil de, üzerinde ihtilaf olan konulara yaptığı yorumlara bakılır. Gelin sizinle birlikle böyle bir konu bulalım. Bakalım Wikipedia'da nasıl geçiyor. Konu şu olsun: PKK
Wikipedia'daki PKK sayfasında neler yazıyor bakmadan önce PKK hakkındaki ihtilaflı görüşlere değinelim. Birçok kesim PKK'ya bir terör örgütü olarak bakar (bence de öyledir). Fakat bildiğimiz üzere belli bir kesim böyle düşünmüyor. Peki sizce Wikipedia, PKK hakkında ne demiş olabilir? Terör örgütü mü? İşte Wikipedia'yı her kesimin kaynağı haline getiren fark burada kendisini ortaya çıkarıyor. Wikipedia, PKK'ya terör örgütü demek yerine, onu terör örgütü olarak kabul etmiş olan ülkelerin isimlerini listeler. Her iki tarafın da görüşlerine yer vererek bir orta yol bulur. Wikipedia'daki o sayfanın bir kısmını inceleyelim:
PKK başta Türkiye olmak üzere, Avrupa Birliği, ABD ve NATO da dahil olmak üzere 31 ülke ve bazı kuruluşlar tarafından terör örgütü kabul edilmiş, ayrıca ABD'nin uyuşturucu kaçakçıları listesinde bulunan[13][14] etnik-ayrılıkçı bir örgüttür.
Burada görüldüğü üzere, terör örgütü yerine sadece "örgüt" ifadesi kullanılıyor. Terör örgütü olarak kabul eden ülkelerin de isimlerini söylüyor. Bence bu makul bir yaklaşımdır. Dünyada milyarlarca insan da benim gibi düşünüyor olsa gerek ki Wikipedia'yı ziyaret ediyorlar.
Wikipedia'daki o sayfayı açmak için: PKK
Biraz araştırdığınızda göreceksiniz ki, dünyanın birçok bölgesindeki ihtilaflı konularla ilgili olarak Wikipedia sayfaları aynı tarafsızlığını devam ettirmektedir...
Peki gelelim asıl konuya; bu yazıları kim yazıyor? Bu yazarların hiç mi kişisel görüşleri yok? Hiç mi duyguları yok? Asıl can alıcı nokta da bu. Wikipedia'daki yazıları sen-ben-herkes yazıyor. Wikipedia, özgür bir ansiklopedi oluşturma projesidir. İstediğiniz sayfayı değiştirebilirsiniz. Bu ansiklopediyi tamamen okuyucuları yazar ve yönetir.
Wikipedia üyelik bile gerektirmez. Bununla birlikte, istisnai olarak bazı sayfaları değiştirmek için üyelik şartı olabiliyor. Örneğin bahsettiğimiz PKK konulu sayfa böyle bir sayfadır. Değişiklik yapmadan önce üye olunması gerekmektedir:
Wikipedia bir özgür platformdur. Bu platforma katkıda bulunmak için gerekli imkanlar hep sayfaların üst kısmındaki menülerde kullanıma açıktır. Sayfalara katkıda bulunan insanlar bu menüleri kullanıyor:
Peki herkes "kafasına göre" bu sayfaları değiştirebiliyorsa, o zaman kötü niyetli insanlar bu yazıların hepsini silebilir demek oluyor? Evet bu doğru. Fakat aynı zamanda iyi niyetli insanlar bu tahrifatı düzeltebiliyor. Silmeleri geri alabiliyorlar. Ayrıca, Wikipedia Hizmetlileri böyle kişileri tespit edip sistemde engelleyebiliyorlar. Böyle kötü niyetli bir kişiye Wikipedia Hizmetlileri'nin gönderdiği bir mesajı görmek için:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Kullan%C4%B1c%C4%B1_mesaj:85.101.60.200
Wikipedia sayfaları bu şekilde milyonlarca müdahele ve katkıyla oluşmaktadır. Wikipedia'da her sayfanın nasıl oluştuğunu istediğiniz zaman görebilirsiniz. Kim ne yazmış, kim katkıda bulunmuş, kim tahrifat yapmış, kim Wikipedia'dan uyarı almış görebilirsiniz:
Wikipedia hakkında diğer bir konu ise şudur; Wikipedia nasıl ayakta kalıyor? Nereden para kazanıyor? Nereden geliyor bu değirmenin suyu? Bu sorunun yanıtı basittir; bağışlar sayesinde. Wikipedia, hayırsever bağışçılar sayesinde ayakta kalmaktadır. Wikipedia bağış sayfası için: http://wikimediafoundation.org/wiki/Ba%C4%9F%C4%B1%C5%9F
Kötü insanların tahrifatına bu kadar açık bir ortamda tarafsız ve özgür bir kaynak oluşmasının bence bir tek açıklaması var; dünyada iyi insanların sayısı kötü insanlardan çok daha fazla.
Not: Yazımızda sıklıkla "Wikipedia" ifadesini kullandık. Aslında kelime olarak "Vikipedi" kullanmak daha doğru olabilirdi. Vikipedi, Wikipedia'nın Türkçe koludur. Wikipedia anasayfasından, dünyadaki diğer kolları gezebilirsiniz: www.wikipedia.org
Eskiden Windows 98 zamanlarında bilgisayarlarımızı sık sık formatlardık. İçindeki yazılımlar giderdi. Winamp, WinRAR, Adobe Reader, Microsoft Office... hepsini tekrar tekrar kurmak zorunda kalırdık. Hatta öyle ki, ben "kullandığım yazılımlar" diye bir liste hazırlamıştım. Bu yazılımları bir CD'ye basmıştım. Her lazım olduğunda birkaç saatte hepsini kurup ayarlarını yapıyordum.
Fakat herşey çok değişti. Artık bu yazılımların çoğunu kurmama gerek kalmıyor. Müzik dinlemek için Last.fm kullanıyorum, radyo dinlemek için İstanbul FM, yazı veya rapor yazmak için Google Docs yetiyor. Tüm bu internet sitelerine bağlanmak için ihtiyacımız olan bir tek yazılım var, bu yazılım olmadan internet sitelerine giremeyiz, internetten gazete okuyamayız... Teknik bilgisi olmayan milyonlarca insan bu yazılımın farkında bile değildir. Onun adı: tarayıcı. Firefox, Internet Explorer, Opera, Safari. Günümüzün yeni kızışma noktası onlardır.
İnsanlar tarayıcıların hayatlarındaki öneminin o kadar az farkındalar ki, birçok müşterime hangi tarayıcıyı kullandıklarını sorduğumda, bilmediklerini söylüyorlar. Bu duruma sebep olarak, Microsoft Internet Explorer'ın Türkiye'deki ezici yaygınlığını gösterebiliriz. İnsanların diğer alternatiflerle tanışmasının zor olduğunu söyleyebiliriz. Ama sebebi her ne olursa olsun internet tarayıcıları artık bilgisayarımızdaki en önemli yazılımlar haline geldiler. Eğer kötü bir tarayıcı kullanıyorsanız, internette gezerken bilgisayarınıza virüs bulaşabilir. Web sayfalarınız yavaş açılır... Ama iyi bir tarayıcı kullanırsanız, internet gezintiniz keyifli ve güvenli hale gelir.
Artık farklılaşmalar tarayıcılar üzerinden kendini göstermeye başladı. Google'ın kendi tarayıcısını başlatmasının nedeni de bu zaten.
Her ne kadar birçok insan tarafından bilinmese de Opera çok iyi tarayıcılardan biridir. 1994 yılında ilk sürümü çıkan Opera, cep telefonu ve diğer mobil cihazlarda en çok kullanılan tarayıcıdır. Özellikle küçük ekranlı cihazlarda Opera Mini kullanılmaktadır. Küçük ekranlarda alan dar olduğu için, sayfada tam istediğiniz bağlantıyı tıklatmak her zaman zor olmuştur. Bunu kolaylaştırmak için cihaz üreticilerinden bazıları cihaza bazı ek tuşlar eklemişlerdir. Size, Opera Mini'nin sunduğu Fingertouch özelliğini göstermek istiyorum. Tarayıcı iyi bir tarayıcı olduğunda hayatın ne kadar kolaylaştığını görünce şaşırmıştım:
Video'nun kaynağı: http://labs.opera.com/news/2009/03/05/
İşin güzel yanı, bu özellik tarayıcının kendisinde yapılan bir değişiklik olduğu için, dünyadaki tüm telefon kullanıcıları, telefonlarının içindeki Opera Mini'yi güncellediklerinde onlarda da bu özellik devreye girecektir. Ellerindeki cihazı değiştirmelerine gerek yok. Teknik servise gitmelerine gerek yok.
IPhone'un sadeliği de buradan geliyor; üzerinde neredeyse hiç fiziksel tuş yok. Yalnızca bir tane tuş var. Onun dışında herşey dokunmatik ekrana can veren yazılımın özelliğidir. Bilindiği üzere, cep telefonlarına, televizyonlara, bilgisayarlara... "can veren" şey yazılımdır. Yazılım olmadan hepsi bir teneke parçasıdır. İyi bir yazılım onları Robocup'a dönüştürebilir, veya dans eden bir arabaya :)
Acaba aradığım şey hangi sayfada? Birinci sayfada mı, ikinci sayfada mı, üçüncü sayfada mı... Diğer sayfalardaki sonuçları görmek keşke daha kolay olsaydı...
İzleyin:
Bu eklentinin daha bir çok özelliği mevcut; reklamları kaldırma, aradığınızı bulamadığınızda Yahoo'da arama...
CustomizeGoogle eklentisi indirmek için burayı tıklayın
RSS ("besleme") teknolojisi temelde, insanların siteyi hiç açmadan, sitede yayınlanan haber, basın bülteni vb gibi güncel yayınlardan haberdar olmalarını sağlamaya yönelik bir teknolojidir. RSS temelde bir kaynak koddur (XML). Bu kaynak kod içerisinde, sitedeki tüm yeniliklerle ilgili gerekli bilgiler yer almaktadır. Her RSS'in bir adresi vardır. Eğer bu adresleri Internet Explorer 6'da açarsanız, göreceğiniz şey bir kaynak kodudur. Fakat eğer Internet Explorer 7, Firefox veya Opera'da bu adresleri açarsanız, bu kaynak kodu otomatik olarak analiz edip RSS'leri sizin anlayacağınız şekilde ekranda gösterecektir. Aşağıda, Firefox'taki görüntüsünü görebiliriniz:
RSS'ten istifade edilmesi için şunlardan birin yapılması gerekir;
1) Internet Explorer'ın yeni sürümünün kurulmasıdır. Yeni sürümünde RSS ile ilgili önemli kolaylıklar sunulmaktadır. Yeni sürümünü kurmak için şu adres ziyaret edilebilir: http://www.microsoft.com/turkiye/windows/ie/downloads/default.mspx
2) Internet Explorer dışında tarayıcı olarak Firefox kurulabilir. Kurmak için: http://www.mozilla-europe.org/tr/firefox/
3) RSS'leri kullanmak için özel olarak hazırlanmış yazılımlar mevcuttur. Bunlardan birini indirerek kullanabilirler: http://www.rssnedir.com/
4) Gmail e-posta adresi olan ziyaretçiler, hiçbir yazılım indirip kurmaya gerek olmadan RSS kullanabilirler. Bunun için Google Reader sayfası onlara yetecektir: http://www.google.com.tr/reader/view
Özetle, bir sitenin RSS servisinden istifade edebilmek için üç hazırlıktan birinin yapılması gerekmektedir:
1) Ya uygun bir internet tarayıcısı kullanmak gerekir,
2) Ya RSS'leri web sayfasından okutan bir internet sitesi kullanmak gerekir,
3) Yada bir RSS yazılımı kurup kullanmak gerekir.
Bizim önerimiz Firefox internet tarayıcısının kurulup kullanılmasıdır. Firefox, RSS'le ilgili herşeyi otomatik olarak halletmesinin yanında, aynı zamanda günlük internet gezintilerini çok daha keyifli ve süratli hale getiren bir internet tarayıcısıdır. Firefox ile ilgili sitenin anasayfasına girildiğinde, adres satırının hemen yanındaki sarı düğme, tüm işlemlerin kolayca yapılabileceği bir düğmedir. Aşağıda görebilirsiniz:
Firefox kurmak için: http://www.mozilla-europe.org/tr/firefox/
Her ne kadar Türkiye'de çok yabancı bir kavram olsa da internet sitelerinde "erişilebilirlik" ("accesibility") diye bir kavram vardır. Burada amaçlanan, gerekli uzuvları olmayan (örn: âmâ, bazı uzuvları olmayan) ziyaretçilerin internet sitelerinden en yüksek faydayı sağlamasıdır. Bu konuda onlara yardımcı olmak için sitenin teknik altyapısında yapılması gereken birçok ayar vardır. Bu yazımızda bu konuda birçok bilgi paylaşacağız. Engelli vatandaşları koruma ve güvence altına almakla yükümlü olan devletimiz, bu konuda bir genelde de yayınlamış durumdadır:
Kamu Kurumları İnternet Siteleri Standardizasyonu Destek Sitesi Erişilebilirlik
Sitelerde %100 erişilebilirlik durumu şimdilik söz konusu olamıyor. İnternet tarayıcılarının farklı davranışları yüzünden çoğunlukla. Siteyi tasarım olarak erişilebilir kılmak yetmiyor içerik girişlerininde erişilebilir olarak girilmeye devam edilmesi gerekiyor.
Sitelerde bu ayarların yapılmış olmasına ihtiyaç duyan ziyaretçilere karşı bu konudaki sorumluluğumuzun farkındayız. Fakat endüstri standartları tam olarak oturana kadar bu konuda bir takım eksilikler olacaktır. Erişilebilirlik ile ilgili tüm gelişmeleri takip etmeli ve yenilikleri tüm sitelerimize uygulamalıyız.
Dünya genelinde erişilebilirlik standartları Section508 ve W3C’nin belirlediği normlarda düzenlenmektedir. Fakat piyasadaki farklı tarayıcılar ve farklı metodlar nedeniyle %100 uyumluluk söz konusu olamamaktadır.
Bir diğer konuda erişilebilirlik kavramının iki yönünün olması. İlk olarak sitenizi erişilebilir olarak tasarlanması sonrasında da içerik girişleri yapılırken de erişilebilirlik standartlarına uygun olarak girilmesi.
Internet sitelerinde erişilebilirlik standartları ile ilgili yapılması gereken çalışmalar aşağıda listelenmiştir.
Tasarım Çalışmaları Kapsamında Yapılması Gerekenler
Site mizanpajının tamamen CSS ve XHTML ile yapılandırılması ve içeriklerin doğru sıra ile görüntülenmesi gerekmektedir. Bunun gerekçesi şu şekilde ifade edilebilir... Uzuvları olmayan ziyaretçiler çeşitli donanımlar yardımı ile tek tuş (TAB tuşunu) kullanarak sitede gezmelerini sağlamak adına içeriklerin belli bir sıra ile dizilmesidir.
Görme engelli vatandaşların ekran okuyucularının (en popüler olanı Jaws Screen Reader) yardımı ile site içeriklerini anlamlı ve sıralı şekilde okunmasını sağlamaktır.
Artık standart hale gelen üst ve yan navigasyon menüleri ile ilgili olarakta yapılması gereken en önemli uygulama yan navigasyon menülerini sağa almak olmalıdır. Aksi takdirde içeriğe geçişlerde sıkıntılara neden olmaktadır.
Aşağıda web sitesinin normal görünüşü bulunmaktadır.
(Resim 2)
Burada ise görme engelli ziyaretçilerin ekran okuyucularının siteyi algıladığı şekli görmektesiniz.
Engelli kullanıcılar sitede tab tuşu ile ilerlerken yaşanan en önemli sorun navigasyon butonlarını her sayfada tekrar tekrar görmeleri ve teker teker geçmek zorunda olmalarıdır. Bu nedenle her sayfada navigasyondan içerik bölümüne bir kısa yol butonu konmuştur bunu genelde normal kullanıcılar farketmezler. Yukarıda Resim 2 de sayfanın ikinci öğesi olarak “Navigasyonu geç içeriğe atla” butonunu görebilirsiniz ( Kriz nedeniyle “acil durum açıklamasının” altına alınmıştır. Standard şartlardan ilk sırada yer almaktadır). Ayrıca site tasarımında mümkün olduğunca tablo kullanımından kaçınılmalı ve sadece içerik görüntülenmesi amacıyla tablo kullanılmalıdır.
Formlar
Site genelindeki formların “Label” etiketlerinin “for” niteliğine ilgili form alanın “id” sinin atanması. Bu işlemle “tab” tuşu ile site gezilirken ilgili form elemanın labelına tıklandığında elementine fokus olur.
Resimler / Görüntüler
Site genelinde içerik veya butonlarda kullanılan imajlara “alt” etiketi ile görselin içeriği hakkında bilgi verilmesi gerekmektedir. Bir ekran okuyucu bir imaj gördüğünde “alt” etiketinde yazanları okur. Bu bilgi o görselin neye ait olduğunu açıklar. Örneğin resimde Abant gölü manzarası varsa “alt” etiketinin içeriği “Abant Gölü Manzarası” şeklinde olmalıdır. Benzer şekilde resim üzerine link verilmesini sağlayan “image map” de de alt etiketlerine dikkat edilmelidir.
Flash Uygulamalar
Flash uygulaması XHTML den bağımsız olarak kendi erişilebilirlik standartları yer almakla birlikte genellikle benzer konulara temas etmektedir. Ek olarak gezinme işlemini sağlayan navigasyonlarda her işleme bir kısa yol tuşu atanabilir. Fakat uygulamaların farklı amaçlara hizmet vermesi nedeniyle yaygınlaşamamıştır.
Tablolar (HTML)
Yukarıda da belirttiğimiz gibi tablolar tasarım araçı olarak kullanılmamalı sadece verilerin düzenli görüntülenmesi amacı ile kullanılmalıdır. Başlık sütunları ve satırları ifade edilmelidir. Tablodaki verilerin neyi içeridiğine dair bir özet bilgi verilmelidir.
THY.com site tüm kurallara ve standartlara uygun olarak hazırlanmıştır.
Kaynaklar
Yazının Kaynağı: tevfikret.com
Sektörde birçok uygulama sunucusu mevcuttur (Adobe ColdFusion, PHP, Java, .NET...). Her birinin diğerlerine göre avantajları ve dezavantajları vardır; ücretli olup olmaması, performansı, dünyadaki kullanım yaygınlığı, hakkındaki teknik kaynakların çokluğu... Hangisini kullacağına karar vermek kimileri için çok kolaydır. Eğer kısa süreli veya düşük bütçeli projeler gerçekleştiriyorsanız, buna karar vermek daha kolay olabilir. Fakat eğer kalabalık bir geliştirici ekibiniz varsa, uzun soluklu projeler gerçekleştiriyorsanız, karar vermek çok zor ve önemli olacaktır. Karar verirken teknik saplantılardan kurtulmalısınız. Bu yazımızda, Adobe'nin ColdFusion Uygulama Sunucusu'na değineceğiz. Farklı yapısıyla diğer seçeneklere göre sunduğu avantajları inceleyeceğiz.Adobe ColdFusion diğerlerinin yapamadığı neyi yapıyor?
Aslında hiçbirşeyi! SMS atma ve alma, zaman ayarlı işlemler yapma, cache'leme, MSN'den mesaj atabilme, J2EE uyumluluğu... bunlar sektördeki diğer alternatiflerin tümünün veya bazılarının yapabildiği şeyler. Fakat yukarıda bahsettiğimiz, geliştiriciye bakan yönüyle onu ilgilendiren yönüyle değerlendirildiğinde ColdFusion'ın farkı ortaya çıkıyor...
Yani, madem yazılım projelerinde en önemli gider geliştirici/kodcu maliyetleridir yani yazılımı ne kadar sürede kodladığı önemlidir o halde seçim yaparken geliştiricilerin konforu düşünülmelidir. İşleri kolayca halledebilmeliler, bir hata çıktığında bulmaları kolay olmalı, başkası onun koduna baktığında hemen vakıf olabilmeli... Aşağıdaki maddeleri okurken bir yandan da bu önemli noktayı aklınızda tutmalısınız...
1) Diğer Adobe ürünleriyle entegrasyonEğer Adobe ürünlerini yoğun olarak kullanıyorsanız ve onlarla ciddi entegrasyonlar yapacaksanız, ColdFusion en iyi çözüm olacaktır. Örneğin; Adobe Flex, Adobe LiveCycle veya Flash Media Server kullanacaksanız, ColdFusion sunucu tarafı geliştirim çözümü olarak sizin için en uygun çözüm olacaktır.
2) Kodlamayı öğrenmek çok kısa sürer
ColdFusion CFML dilini kullanır (ColdFusion Markup Language). Bu dili öğrenmek çok kolaydır. Diğer seçeneklerin karmaşık betikleme ("script") dili öğrenmesi çok daha uzun sürer. Yeni mezun geliştiricilerle büyük projeler gerçekleştirebildiğinizi görmek sizi şaşırtabilir. Şahsen ben ColdFusion ile 2003 yılında ilk tanıştığımda önüme Ben Forta'nın camiada meşhur ColdFusion kitabı koyulmuştu (Bu kitabı Türkçe'ye kazandırdığı için Medyasoft 'a teşekkürler). O zamanlar ColdFusion Türkiye'de henüz yeni olduğu için internetten hangi terimlerle nasıl araştıracağımı bile bilmiyordum. Bu kitaba bakarak sadece üç gün içerisinde tam bir anket modüülü geliştirmiştim. Anket oluşturma, yayına alma, yayından kaldırma, raporlama, seçenek ekleme kaldırma... gibi tam bir modül. Bir geliştirici hayatı boyunca hiç duymadığı bir dille karşılaştığında onunla bu kadar kısa sürede böyle bir uygulama geliştirebilmesi sizce nasıl mümkün olabilir? CFML dili sayesinde.3) Daha az hatalı kod yazma
CFML dili doğası gereği amaca odaklı bir yapıya sahiptir. Yapılmak istenen her işlem için ayrı bir etiket sunar: <cfquery>, <cfmail>, <cflocation> Sadece belirli bir işe yarayan bu etiketler, geliştiricinin hata yapma ihtimalini sıfıra yaklaştırır. Eğer modelleme ve analiz iyi yapılmışsa, yazılımın hatalı olması çok zordur.
4) HTML kodlarıyla çalışırken kolaylık (HTML+CFML)
Günümüzde HTML ile geliştiricinin yazdığı kodlar birbirinden ayrılmaya çalışılmaktadır. Buna, sunum katmanı ("presentation layer") ile kod katmanının ("codebehind") birbirinden ayrılması deniyor. Bu çok doğru bir yaklaşımdır. Fakat çoğu zaman hayalperest bir uğraş olmaktadır. HTML'in içerisinden geliştirici kodlarını kaldıralım derken çoğu zaman geliştiricinin kodları arasında yüzlerce satır HTML yazılmaktadır. Yani kaş yapalım derken göz çıkar. CFML dili bu dengeyi sağlayabileceğimiz en iyi dildir. HTML içerisinde tekrar etmemiz gereken döngülerde, veritabanından doldurmalarda ne kadar uğraştığınızı bir düşünün. CFML ile bunu yapmak çok kolaydır. Örnek bir kod:
<cfoutput query="qryProducts">
<tr><td>#PRODUCT_CODE#</td><td>#PRODUCT_NAME#</td></tr>
</cfoutput>
Burada codebehind'dan gelen qryProduct isimli kayıtkümesi üzerinde döngü yapılarak HTML tablo dolduruluyor. Üstelik bu kod yapısı ezberlenmesi o kadar kolaydır ki. XHTML/CSS'lerinizi hazırlayan ekip üyelerinize kayıtkümelerinizin ve tablodaki alanlarınızın isimlerini atarsanız, çok rahat bir şekilde bu kodları onlar da yazabilirler. İnanması zor ama ben tasarımcıların kendi kendilerine ColdFusion kodu yazdığına bile şahit oldum. Üstelik CFML eğitimi almadan.
5) ColdFusion Administrator web arayüzü
Bu web arayüzü sayesinde uygulamanızın ayarlarında veya sistem çapında ayarları online yapabilirsiniz. Üstelik session'lar düşmeden, Web.config falan FTP yapmadan ve hiçbir kodu değiştirmeden!
6) Zengin İnternet Uygulamaları (RIA)
RIA konusunda dünyada kendini kanıtlamış araçlarla (Gartner raporu; Flex, Flash, PDF...) entegrasyon. Eğer sisteminizde Flex, Flash, PDF, LiveCycle Data Services gibi araçları yoğun olarak kullanıyorsanız, uygulamanızın zengin bir internet uygulaması olmasını istiyorsanız her durumda Adobe araçlarını kullanıyor olacaksınız. Bu durumda, ColdFusion sizin için bu araçlarla entegre olabilecek biçilmiş bir kaftandır.
7) Daha az kodla daha çok iş
Veritabanına bir kayıt yapmak için diğer seçeneklerinizde yazılması gereken kodları bir hatırlayın. Örneğin ASP.NET'i düşünün. Ardından, aşağıda CFML örneğini inceleyin:
<cfquery datasource="database1">
INTER INTO PRODUCT (PRODUCT_CODE, PRODUCT_NAME)
VALUES (#ProductCode#, #ProductName#)
</cfquery
Gözle okunması ne kadar kolay değil mi? Biz zaman zaman ihtiyaca göre projelerimizde diğer seçeneklerden ColdFusion'a geçtiğimiz gibi, ColdFusion'dan da diğer seçeneklere geçtiğimiz çoktur. ColdFusion'dan diğer seçeneklere geçtiğimiz projelerde geçişte ColdFusion kodcularımız neredeyse hiç yardımcı olmadılar. Mevcut ColdFusion kodları okumak ve anlamak onlar için o kadar kolay oldu ki kendi başlarına tüm sistemi geçirdiler.
8) Tam J2EE uyumluluğu
CFML ile geliştirdiğiniz uygulamalarımız arka planda Java koduna dönüştürülürler. Bu kodlar ve ColdFusion tamamıyla Java üzerine bina edilmiştir. Bu nedenle eğer projelerinizde J2EE standartlarına uyumluluk arıyorsanız ColdFusion sizin için çok iyi bir seçenek olabilir.
9) ColdFusion J2EE sunucular üzerinde koşabilir
ColdFusion'u herhangi bir J2EE uygulama sunucusu üzerinde çalıştırabilirsiniz (WebSphere, JRun, JBoss...) Eğer halihazırda bunlardan birini kullanıyorsanız, koca ColdFusion sunucusunu sanki ufacık bir uygulamaymış gibi J2EE platformunuza ekleyebilirsiniz.
10) Doğrudan ColdFusion kodları arasında Java kodlama yapabilme
Eğer Java sizin için çok önemliyse, Java ile geliştirilmiş bazı bileşenler kullanıyorsanız veya halihazırda birçok Java geliştiriciniz varsa ColdFusion buna da hayır demez. Bu kodlarınızı CFML içerisinden doğrudan kullanabilirsiniz. Hayır yanlış anlamadınız. CFML kodlarınızın içerisine doğrudan Java kodu yazabilirsiniz. Yani, 10 satır CFML kodun yarısı Java yarısı CFML olabilir! .NET'in ilk duyurulduğu zamanlarda bir yaygara vardı hani, kodumuzun bir kısmını C diğer kısmını Visual Basic yazabileceğiz diye. Halbu ki sonradan anladık ki ayrı ayrı dosyalar halinde tutulması gerekiyormuş bu kodların. ColdFusion'da bu olay bir söylentiden ibaret değildir.
11) .NET DLL kodlarını doğrudan ColdFusion içerisinden çağırma
Eğer .NET sizin için çok önemliyse, .NET ile geliştirilmiş bazı bileşenler kullanıyorsanız veya halihazırda birçok .NET geliştiriciniz varsa ColdFusion buna da hayır demez. Bu kodlarınızı yani DLL'lerdeki fonksiyonlarınızı CFML içerisinden doğrudan çağırabilirsiniz.
12) ColdFusion platform bağımsızdır.
ColdFusion 1995 yılında geliştirilmeye başlanmıştır. Dünyanın ilk web uygulama sunucusudur ve bu terimi ilk üreten yazılımdır. O zamandan bu yana ColdFusion çok değişmiştir. Yeniden geliştirilecek Java diline geçirilmiştir. Java sayesinde ColdFusion platform bağımsızdır. Windows, Linux, Unix, Solaris... tüm işletim sistemlerinde çalışır. Geliştirdiğiniz kodlar tüm sistemlerde çalışır. Bazı büyük ihalelerde platform bağımsızlık şartına denk geldiğinizde ColdFusion sizin için bir kurtarıcı olabilir.
13) Enterprise kullanımlarda çok kolaydır
Günümüzde web uygulamaları istemci-sunucu mimarisindeki birçok yazılımın yerine almış durumdalar. Bu gidişatta web uygulamaları artık çok ağır yükler altındalar. Böyle uygulamalarda kümeleme (clustering), önbellekleme ("caching") gibi üst seviye ayarlamalar artık kaçınılmaz olmaktadır. ColdFusion dışındaki diğer seçeneklerde bunları yapmak ciddi çaba gerektirir. Hatta o sçenekleri yıllardır kullanan tecrübeli geliştiriciler, bu ayarlamaların nasıl yapıldığını bilmezler bile. Fakat ColdFusion'da bunları yapmak çok kolaydır. Yük dengeleme yapmak için ColdFusion Administrator'da bir iki tık yapmanız yeterlidir. Uygulamanızı anında birkaç sunucu üzerine dağıtabilirsiniz.
14) ColdFusion'da AJAX'ın kralı vardır
Diğer alternatiflerdeki örneğin ASP.NET'teki AJAX'ı hiç kullandınız mı? Durun tahmin edeyim bir kere kullandınız ve ondan sonra hiç görmemiş gibi yaptınız değil mi? Dert etmeyin, benim tanıdığım birçok .NET geliştirici böyle yapıyor. Fakat ColdFusion'daki AJAX gerçekten AJAX'tır. Sektörde kendini kanıtlamış en iyi Javascript kütüphanelerinden biri olan Ext JS 'yi içerisinde dahili olarak sunar. ColdFusion bu konuda Amerika'yı yeniden keşfetmemiştir. En iyisini içerisinde sunar. Zaten ColdFusion'unun genel mantığı odur; sektördeki en iyi araçları bünyesine katıp hazır olarak kullanıma sunar. Böylece en iyisini arayıp bulmazsınız. Elinizin altında hepsi hazırdır. Asıl işinize odaklanırsınız.
Adobe ve AJAX ile ilgili olarak diğer bir makalemize göz atmak isteyebilirsiniz: AJAX dünyası ve Adobe
15) ColdFusion sunucu izleme
Diğer seçeneklerde geliştirdiğiniz uygulamanızda gidişatın nasıl olduğunu anlamak çok zordur. Yüklüce kod yazarak loglar tutar sorun anında sıkıntının nereden kaynaklandığını anlamaya çalışırsınız. Uygulamanızın nasıl bir yük altında olduğunu anlamak çoğu zaman bir muammadır. Fakat ColdFusion Server Monitoring sayesinde bunlar dert değildir. Uygulamanız kontrolünüz altındadır. Ne zaman uygulamanın neresine müdahele etmeniz gerektiğini görebilirsiniz.
ColdFusion her sürümünde daha da iyileşmektedir. Özellikle 8 inci sürümünde çok ciddi iyileştirmeler vardır. Bu iyileştirmelerden kodculara yansıyan yönüyle iyileştirmeleri görmek için diğer yazımızı inceleyebilirsiniz: ColdFusion 8'in getirdiği yenilikler
ColdFusion hakkında daha fazla bilgi almak için Adobe'nin resmi internet sitesini ziyaret edebilirsiniz









