İş dünyası: 'insan' yerine 'personel'
İş dünyası: 'insan' kavramının unutulup, yerine 'personel' kavramının kullanıldığı ortam. Bir belirti/kanıt mı lazım? Hiçbir İK veritabanında HUMANS tablosu yoktur. EMPLOYEES tablosu vardır. İlginç bir yerden mi yakalanmış? Böyle bir ortamda, insan temelde iki unsurdan oluşuyor: bilgi + karakter. Bu yazı, bilgiye ve karaktere değer biçmek üzerine bir değerlendirmedir...
İnsan karakteri önemlidir; azim, heves, özgüven... İnsana değer katarlar. Teknik yetenek, tecrübe... gibi yönlerle bezendiğinde böyle bir insan başarılı olacaktır. Soru şu; başarılı olmuş olmanın kriteri nedir? Yüksek gelir? İyi bir pozisyon? Makam? İtibar? Sonraki soru ise şu; şirket, çalışanının başarılı olmasını ister mi? Başarılı oldukça gelir (şirket açısından gider) yükselecek mi? Şirketin gideri artacaksa, onun başarılı olmasını neden istesin ki? Diyelim ki ister; sonraki soru şu; hangi yönde başarılı olması gerektiğine kim karar verecek? Çalışanı yönlendirme konusunda İK önemli bir birimdir. Personelce büyük şirketlerde, kariyer danışmanlığı birimleri mevcuttur. Çalışanlarının, büyük şirket networkünde uygun pozisyonlara kaydırılması veya sıçratılması noktasında önemli rolleri olur. "Selametle" deme zamanı geldiğinde olduğu gibi.
Şimdi daha basit konulara değinelim...
Bilişim sektörü, yüzbinlerce teknolojiden oluşuyor. Çalışanlar, kaderin cilvesidir, bazen umulmadık bir teknolojide uzmanlaşabiliyorlar. Blog çılgınlığının nedenlerinden biri de bu. Kişinin hobilerinden kaynaklanabileceği gibi, yatkınlıkla da ilgili olabilir. Soru şu; kişinin bu yeteneği, onun gelirini artıracak mıdır? Şirket o kişinin bu yeteneğinden istifade etmeye başlamışsa: evet. Sonraki soru ise şu; şirket, hangi çalışanının hangi yetenek ve bilgilerinden faydalandığını nasıl bilecektir. Bu sorunun çözümü şu olabilir; her yetenek bir karttır. Tıpkı, çocukluk yıllarımızdaki toto kağıtları gibi. En çok sayıda kağıdı olan, en çok kazanandır. Organizasyon yeteneği bir karttır, iyi yazışma bir karttır, iyi fiyat teklifi hazırlama bir karttır, şirket yönetme bir karttır. Mesleği ne olursa olsun, herkes, kartları sayısınca kazanç elde etmelidir. Geleneksel usulde, bir personel işe alındığında, mesleğine göre ücret alır. Alternatif yöntem şu olabilir; kişiye, işe alınırken, tüm yeteneklerini listelemesi istenir. Şirkette paraya dönüştürdüğü/dönüştürebileceği tüm meziyetlerini listeler. Meziyetleri sayısınca prim alır. Yaşı ve referanslarından oluşan taban bir meblağdan sonra, her kağıt, bir kazanç kapısıdır. Herkes, kağıtlarını artırmak zorundadır. Böyle bir ortamda, İK önemli bir birimdir. Kartları artırmak için teşvik eder. Kimde kaç kart var, İK'nın 'ajanları' bilir. İK, personelleri ajan olarak kullanmasını bilir. Kartlara değeri o biçer. Personellere de...
0 yorum:
Yorum Gönder